Akcakertil
Muhtarlık
Bir köy var uzakta
Diashow
Almanya acı vatan
misafir odasi
Forum
Biz Bize
Fahrettin Kocabas
Etkinlikler
Kepsut
Önemli Siteler
resimler 09
Canakkale gezisi

 

 

 

 

 

El Kapıları vatan oldu

  
Kısa bir süre önce Almanya'ya göçün 47.yılı kutlandı.
Ekim 1961’de Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında "Türk İşgücü Anlaşması" imzalanması ile ilk resmi işgücü göçü başlamış oldu.
Almanya denildiğinde,zenginlik,lüks yaşam,'Madeni Germany' damgasını taşıyan elektronik eşyalar,ilerleyen yıllarda ise farklı modellerde arabalar akla gelirdi.
Bu resimin beyinlerde yer edinmesinin nedeni, köylerde,kasabalarda ve hatta şehirlerde Almanya‘ya gidenlerin ,izinli olarak geldiklerindeki tutum ve davranışları yaşam biçimleri hatta anlatıkları olabilir mi ?Bilmiyorum.
Bildiğim,sorulmaz sorgulanmazdı kimi zaman, bu farklı görülen yaşamın gizemi nereden kaynaklanıyordu diye.
Abartılı anlatılan yaşam öyküleri ,Almanya nın mutlaka gidilmesi ,görülmesi gereken Dünya üzerinde bir cennet olarak algılanmıştı bir çok kişi tarafından....
Türküler bile söylenmişti “Almanya acı vatan “diye.Acıklı türküler,söylenmişti söylenmesine de 70 yılların başlarından  Almanya‘ya gitme sevdası sarmıştı bir çok insanı.
Uğruna neler feda edilmiyordu ki.?Yıllarca yaşanılan vatan,anne baba sevgililer terk edildi.
Ülkemizde,her ailenin Almanya ile diğer bir deyişle ’’Alamancılar“ ile bir şekilde bağlantısı vardır dersek abartmış sayılmayız.
Onların yaşantıları,memleket hasreti,akrabalara duyulan özlem , akrabaları ile olan ilişkileri bir çok kişi için önem arz etmekte.
Türk işgücü anlaşmasının üzerinde yaklaşık yarımasır geçti.1960 ‚lı yılların başında başlayan göç,birinci kuşak olarak adlandırılan Babalarımızın ilk on ,hatta 15 yılını kapsamakta.Bu süreç oldukça kapalı,gizemli bir zaman dilimi olarak bilinmekte.
Bu zaman diliminde hayatlarının en zor dönemlerini yaşadılar.Geldikleri ülkenin diline,kültürüne yabancı idiler.Askerliği saymaz isek belkide ilk kez gurbete çıkıyorlar;anneden, babadan,yardan kimbilir kundaktaki bebeklerinden ayrı düşmüşlerdi.Geride kalanlar hasret türküleri söylemişlerdi;
Almanya acı vatan
Adama hiç gülmeyi
Nedendir bilinmez
Bazıları gelmeyi
...
şeklinde... 
Türkü sözlerindeki gibiAlmanya’nın acı vatan olabileceğini kuşkusuz bilmiyorlardı. Gülmek,mutlu olmak için yeni arayışların içine girmişler,yollara düşmüşlerdi.
Neden dönmedikleri aslında biliniyordu.Hepsinin hayalleri vardı.Sırf bu hayaller yüzünden çocuklardan,eşten sevdiklerinden ayrı düşüldü.Paralar yollandı, işe yaramadı!
Sevdanın,hasretin yerini tutamadı gönderilen paralar.El kapıları vatan oldu..
Türkiye’de "Alamancı”, Almanlar tarafından önce “Gastarbeiter” daha sonra “Auslaender” (yabancı) ve şu anda da “Mitbürger” (hemşehri) denilen Türk işçilerin sorunları,nesil-nesil değişsede hep var oldu.Gün geldi Almanca problem oldu,gün geldi çocukların eğitimi
Gün geldi politikacıların dillerinden düşürmedikleri uyum denilen“integration“sorun olarak karşımıza çıktı.
Her iki ülkenin de sorunların cözümünde yetersiz kalışını rahatlıkla söylemek mümkün. Nitekim Almanya tarafı ,biz iş gücü bekliyorduk insanlar geldi“diyerek ne kadar ihmalkar davrandıklarını bir şekilde ifade etmişlerdir..
Gelinen ülke olarak Türkiye penceresinden bakılacak olursa hala bir arpa boyu yol alınmış sayılmaz.İlk yıllar „saldım çayıra,mevlam kyıra“ denilmiş,birer „döviz yumurtlayan tavuk“olarak görülmüş,ailelerin ve çocukların sorunları sürekli gözardı edilmiş.
Niye,niçin? soruları sürekli sorulmuş sorulmasına da muhatap bulamamış.
Birinci kuşağın sorunları kendieri ile birlikte yok olup gitmiyor ki!Almanya daki sorunları babalarımızdan bizlere miras mı kalıyor?
Bu sorunları bizler kendi aramızda zaman zaman konuşuyor,tartışıyoruz.. Yıllardır aynı tartışma,aynı sahipsizlik.Kimi suçlayacağız,muhatabımız bile yok!
şimdi yıllarını burada geçirmiş,bir ömür tüketmiş lere bırakalım sözü.Kendilerini yine kendileri anlatsınlar bizlere.Anlatsınlarki onlarla  birlikte yok olup gitmesin anıları.
 
Özellikle köyümüzden Almanyaya giden büyüklerimizin anlattıklarını burada fırsat buldukça aktarmaya çalışacağım.Düşündüğüm isimler;
Sefer Kurt,Hüseyin Kurt,Hüseyin Özcan,Şakir Karaduman,Hüseyin Kara,Mehmet Ergül ve diğerleri....
Konuşulmasını istediğinizi lütfen önerin yada sizler birşeyler karalayın...
Sizlerinde vardır mutlaka anlatacakları...
Büyüklerimle karşılaştığımda birşeyler öğrenmeye çalışacağım ve bunlarıda sizlerle,ziyaretçilerimizle  paylaşmak istiyorum.
Tek ricam bu yazıların izinsiz kullanılmaması....
TopAkcakertil Köylüleri'nin bulusma noktasi | iletisim@akcakertil.com