KERTİL'E HOŞGELDİNİZ
Öğretmenimi görünce çok sevindim...

Ankara’da başlayan gezimiz dolu dolu geçti.Bozüyük te abimi ziyaret etmiştik..Kafilemizde yer alan derneğimiz üyelerinden İbrahim ve Müşerref Güngör çifti Orhanlı Köyü’n den..Belki hemen diyeceksiniz,’Haa.. Bizim Nazım öğretmenin köyünden mi?’...Bende öyle biliyordum.. Yıllardır Müşerref hanıma takılıp;’bir beni öğretmenime götürmüyorsunuz’diyordum..
Sağ olsunlar, selam getirip götürüyorlardı...Bu gezi de Ankara dan itibaren ne sürprizlerimiz var,ne sürprizlerimiz deyince bulmacayı çözdüm!Uzatmayayım.. Asya termal Oteli’ne davet etmişler öğretmenimizi...Çok sevindim...
Nazım öğretmenimin,Ercüment öğretmenimin haklarını nasıl öderim?Bayramlarda telefon edip bayramlaşmak yeterli mi?Kuşkusuz değil..Kişiliğimin gelişmesinde anne ve babamın ne kadar emeği varsa öğretmenlerimin de emeği olduğunu hep söylerim.Nazım Öğretmenimi görünce çok sevindim.Sohbet edip hasret giderdik.
Mikrofonu kapıp öğretmenimi sahneye aldım.Taktim ettim..O da Akçakertil’i,Akçakertillileri ne kadar çok sevdiğini ifade etti.Benim ne kadar tenbel bir öğrenci olduğumdan söz etti!Anlayacağınız duygulu anlar yaşandı... Ben öğretmenimle,sağ olsun o da benimle gurur duyduğunu sesli olarak haykırdı...Gurur duyulacak yanım yok ama,öğretmenimdir ,bana 29 harfi,okumayı yazmayı öğretti...Vardır bir bildiği...Bu resimleride paylaşmak istedim..
--------------------------------------------
Ankara’dan amcam geldi

Almanya Balıkesirliler Derneği olarak her sene olduğu gibi bu senede Türkiye gezisi düzenledik.Bu kez farklı olan gezi güzergahına Ankara ve Eskişehir‘i de dahil etmiştik.Anıtkabiri ziyaret etmek bizim için oldukça önemliydi.Eskişehir çok modern bir şehir olduğunu duyuyordum ama, gezememiştim...Odunpazarı Evlerinden,Porsuk Çayı’nın insanların hizmetine sunulmasını taktirle karşılamamak elde değil..
Aylar öncesinden planladik, madem Eskişehir’e uğrayacağız Bozüyük te abime de uğrayıp çayını içmek,elini öpmek şart oldu..54 Kişi ile abime misafir olduk. Abimler,Dernek üyelerini kucaklayıp,ikramlarda bulundu...Mesut"un Ankaradan abim geldi türküsünden esinlenmiş olacak ;Ankaradan Amcam geldi sevincini gözlerinden okumak mümkündü...O gün Amcam gelecek diye izin bile almış. Ayrılmak kolay olmadı elbette--.Yolumuz uzaktı..Abimde bunu bildiğinden iznini alıp vedalaştık.. Buradan Almanya Balıkesirliler Derneği’nin teşekürlerini iletmem istendi..’’elçiye zeval olmaz’derler ya....

Hüseyin Çoban'ın ilk yazısı mesleği ile ilgili..İlgi ile okuyacağınızı umduğum bir yazı..
EL KAPILARI VATAN OLDU
Almanya‘da göçün 50.yılı kutlanmakta.
Ekim 1961’de Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında "Türk İşgücü Anlaşması" imzalanması ile ilk resmi işgücü göçü başlamıştı.

Almanya denildiğinde;zenginlik,lüks yaşam,'Madeni Germany' damgasını taşıyan elektronik eşyalar,farklı modellerde arabalar Anadolu insanının hayellerini süslemişti yıllar boyu…
Bu resimin beyinlerde yer edinmesinin nedeni ne olabilirdi? Köylerde,kasabalarda ve hatta şehirlerde Almanya‘ya gidenlerin ,izinli olarak geldiklerinde ki tutum ve davranışları, yaşam biçimleri hatta abartılı anlatıları olabilir mi ?
Bilmiyorum.
Bildiğim,sorulmaz sorgulanmazdı kimi zaman, bu farklı görülen yaşamın gizemi nereden kaynaklandığı.
Abartılı anlatılan yaşam öyküleri,Almanya nın mutlaka gidilmesi ,görülmesi gereken Dünya üzerinde bir cennet olarak algılanmıştı yıllarca.
Nasıl bir cennetse; hasret dolu türküler söylendi,ağıtlar yakıldı.
“Almanya acı vatan adamayın gülmeyi’benzeri acıklı türküler..
Buna rağmen 60 yılların ikinci yarısından itibaren Almanya‘ya gitme sevdası sarmıştı bir çok insanı.
Uğruna neler feda edilmiyordu ki.?
Yıllarca yaşanılan vatan,anne baba sevgililer terk edildi.
İlk yıllar gizemli bir zaman dilimi olarak bilinmekte.
Bu zaman diliminde hayatlarının en zor dönemlerini yaşadılar.Geldikleri ülkenin diline,kültürüne yabancı idiler.
Belki de ilk kez gurbete çıkıp;anneden, babadan,yardan kimbilir kundaktaki bebeklerinden ayrı düşmüşlerdi.
Geride kalanlara ise hasret türküleri söylemek kaldı..
Almanya acı vatan
Adama hiç gülmeyi
Nedendir bilinmez
Bazıları gelmeyi
...
şeklinde...
Türkü sözlerindeki gibi Almanya’nın acı vatan olabileceğini kuşkusuz bilmiyorlardı. Gülmek,mutlu olmak için yeni arayışların içine girmişler,yollara düşmüşlerdi.

Neden dönmedikleri aslında biliniyordu.Hepsinin hayalleri vardı.Sırf bu hayaller yüzünden çocuklardan,eşten sevdiklerinden ayrı düşüldü.Paralar yollandı, işe yaramadı!
Sevdanın,hasretin yerini tutamadı gönderilen paralar.
El kapıları vatan oldu..
Türkiye’de "Alamancı”, Almanlar tarafından önce “Gastarbeiter” daha sonra “Auslaender” (yabancı) ve şu anda da “Mitbürger” (hemşehri) denilen Türk işçilerin sorunları,nesil-nesil değişsede hep var oldu.
Gün geldi Almanca problem oldu,gün geldi çocukların eğitimi..
Gün geldi politikacıların dillerinden düşürmedikleri uyum denilen“integration“sorun olarak karşımıza çıktı.
Her iki ülkenin de sorunların cözümünde yetersiz kalışını rahatlıkla söylemek mümkün. Nitekim Almanya tarafı ,biz iş gücü bekliyorduk insanlar geldi“diyerek ne kadar ihmalkar davrandıklarını bir şekilde ifade edebilmekteler.
Gelinen ülke olarak Türkiye penceresinden bakılacak olursa hala bir arpa boyu yol alınmış sayılmaz.İlk yıllar „saldım çayıra,mevlam kayıra“ denilmiş,birer „döviz yumurtlayan tavuk“olarak görülmüş,ailelerin ve çocukların sorunları sürekli gözardı edilip,ertelenmiş!?
Niye,niçin? soruları sürekli sorulmuş sorulmasına da muhatap bulamamış.
50 Yıldır aynı şarkı..
Birinci kuşağın sorunları kendieri ile birlikte yok olup gitmiyor ki!
Bu sorunları, kendi aramızda zaman zaman konuşuyor,tartışıyoruz..
Son iki haftadır ardı sıra başbakanı ve anamuhalefet lideri ziyaretlerde bulundular…
Söylediklerine kendileride inanıyorlar mı bilemem..Kısır siyasi tartışmaları buralara taşıma yerine cözüm bekleyen yığınla sorunun çözümü bir başka bahara kalmışa benzer.
Yıllardır aynı tartışma,aynı sahipsizlik.
Kimi suçlayacağız,muhatabımız bile yok!
Göçün 50.yılı nedeni ile özellikle Akçakertil Köyü’n den Almanya ya ilk gelenlerle yapılan görüşmeleri paylaşmak isterim önümüzdeki günlerde..
Benimde anlatacaklarım var diyenler katkı sağlayabilirler bu çalışmaya…
Şimdi yıllarını burada geçirmiş,bir ömür tüketmiş lere bırakalım sözü.Kendilerini yine kendileri anlatsınlar bizlere.
Anlatsınlarki onlarla birlikte yok olup gitmesin anıları.
Yıllarca vatan hasreti ile yandı yürekleri. Bu ateşi yüreğinde Hissedenlerin önünde saygı ile eğiliyorum...
Not:İlk yazımız için önümüzdeki hafta Akçakertil Köyü’n den Şakir Karaduman ‚ın misafiri olacağız..
Şakir dayı;‘‘Demirden bir arabam olsun..‘‘ diye düşmüş yollara…
xxxxxxx


Daha önce de dile getirmiştim;yaklaşık 100 resimde bir o kadar baba ismi kayıtlarımda diye..Bunların bır kısmı hayatta,bazıları ise aramızdan ayrılmış durumda.Herkesin 'Babalar Günü'nü kutluyorum.Babaları hayatta olanlar bilsinlerki en büyük değere sahipler..Kıymetini bilmelerini öneririm.Sabahleyin kalktığınızda eğer ona sarmıyor,aynı havayı tenefüs etmiyorsanız çok önemli bir fırsatı kaçırıyorsunuz demektir.Yok zararı,sizin hiç bir şeye aklınız ermesin.Çünkü o var başınızda.
O, sizin adınıza da kafa yorsun...
Büyümek için çaba sarf etmeyin boşuna..Hayatta olduğu sürece gözünde çocuksunuz.
Fikir danışacak birini aradığınızda,baba diye seslendiğinizde ses gelmiyorsa sizde büyümüşsünüz demektir...İşiniz çok zor..
Artık size danışacaklardır her şeyi..Bir baba olarak artık siz çok şeyler biliyorsunuzdur...Yanlış yapma lüksünüz yoktur.
Allah kolaylık versin..
....
İzninizle daha öncesi yaptığım ve hatta bizzat konuşup 'Babalar günü'n de babanıza bir mesajınız olsun çağrısına malesef Fahrettin Abi'nin dışında yanıtın gelmemesi düşündürücü..(*)
İki satırla katkı sağlayabilirdiniz.Beklentim demekki büyük olmuş!
Paylaşım sitelerinde harcanan zamanın bir kısmı Köyümüz adına yaşam mücadelesi veren sayfaya katkı yaparak değerlendirilebilirdi...
Çağrımın amacı da ,katkının 'Babalar Günü'n de bir mesajla başlaması idi..
Demekki üretmek ,kendinden birşey ortaya koymak ,herşeyden önemlisi kendine ait bir şeyi paylaşmak bazıları için çok zor..
Paylaşmak kadar güzel bir duyguyu niye hayata geciremiyoruz?
Niye bencilleştik biz?
Niye sirf kendimiz icin yasiyoruz?
Biz Akçakertillilere yakışıyormu ?
Mutlaka bir degerlendirme yapmak gerekiyor..
Şunu anladım ki;paylaşmanın eğitimle de bir ilgisi yok..Konuştuklarımın bir kısmının elinde kocaman kocaman diplomalar var...Bilgileri ile,genel kültürleri ile en azından beni üçe beşe katlarlar...
Ne yazıkki bu farklılıklarını bile ortaya koyamıyorlar...
'Televole Kültürü'ile yetişmenin etkisi varmı acaba?
Kimsenin ismini telefuz etmeyeceğim,endişelenmeğe gerek yok..
Resimlere bakıldığında ben babama neden seslenmedim diye herkes kendini sorgulayacak zaten.
Bir konuda özür diliyorum ,elimde değil;Çok farlı kesimlerden resimler var.
Bir çoğunda da 'Kanbersiz düğün olmaz 'misali ben bulunmaktayım..Kusuruma bakmamanızı rica eder, saygılarımı sunarım.. (İbrahim Ergül)

GÜÇLÜ İNSAN
Benim için babamdır,bugün babalar günü olduğunu öğrendim.Biraz babam hakkında bilgi vereyim,kendisi babasız büyümüş, küçük yaşta kardeşlerinin babası olmuş.Nedenine girmeyeceğim.Büyükannem babamı zorunlu olarak her yere göndermiş, çevresi geniş insan dır babamın, bizler küçükken Almanya’ya gelmiş, bizlere iyi bir yaşam sağlamak için, bizler kendisini izinden izine tanıma fırsatı bulduk.Biz dört kardeşiz.
Her zaman kendisi benim kurtarıcımdı.Yanımızda olmasa bile o bizim hediye getirenimizdi. Arkadaşlarla konuşurken babam bana neler getirirdi bilemezsiniz. Almanya’dan ne istersem getirirdi,ben nerden bileyim uçakla fazla birşeylerin getirilemeyeceğini.Benim hayalimde ben isterim o getirir, var hep.
Bizlere birileri bir şey dese O insanı biz babamızla korkuturduk “Babam gelecek seni bilmem ne yapacak,, derdik.
Bizlere paylaşmayı öğreten babam,bizler için kendi güzel hayatından vazgeçen babam,bizler için uzun yıllar ayrılık çeken babam…Sen güçlü bir çınar gibisin... Arkamı ne zaman sana yaslasam sanırım ki dünyayı bile fethedebilirim... Çünkü bana hep güç veriyorsun...
Babalar günün kutlu olsun...Muhterem Kurt
.............................
Asagidaki resmi ve benzerlerini bir kac sene önce cekmistim.uzun süre aramama ragmen bulamayinca üzüldüm.Bulunca sevincime diyecek yoktu..Bunu sizlerle paylasmak istedim...Resimde yer alan Bayram dayi aramizda degil artik ..Allah rahmet eylesin...







